﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Online hastane randevu işlemleri</title>
	<atom:link href="http://www.hastanesirandevu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hastanesirandevu.com</link>
	<description>Online Hastane randevu portalı.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Aug 2010 06:14:13 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sağlıklı yaşamak için su tüketin</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/saglikli-yasamak-icin-su-tuketin/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/saglikli-yasamak-icin-su-tuketin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 06:14:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/saglikli-yasamak-icin-su-tuketin/</guid>
		<description><![CDATA[Hangi yaşta olursanız olun, sağlığınız için gereken miktarda kaliteli su tüketmelisiniz. Tükettiğiniz suyun sadece miktarı değil, temizliği ve içeriği de çok önemlidir. Sağlıklı suyun sağlıklı insan anlamına geldiğini bilmeli, hücrelerinizi sadece suyla doldurmakla yetinmeyerek onu sağlıklı bir suyla beslemelisiniz. Sağlıklı su, mikrobiyolojik açıdan kırklık içermeyen ve içeriğini oluşturan elementler belirlenmiş sınır değerlerden daha duşuk olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hangi yaşta olursanız olun, sağlığınız için gereken miktarda kaliteli su tüketmelisiniz. Tükettiğiniz suyun sadece miktarı değil, temizliği ve içeriği de çok önemlidir. Sağlıklı suyun sağlıklı insan anlamına geldiğini bilmeli, hücrelerinizi sadece suyla doldurmakla yetinmeyerek onu sağlıklı bir suyla beslemelisiniz. Sağlıklı su, mikrobiyolojik açıdan kırklık içermeyen ve içeriğini oluşturan elementler belirlenmiş sınır değerlerden daha duşuk olan sudur.</p>
<p>Su besinlerin vücuda alınması, sindirilmesi, besin öğelerinin emilimi, hücrelere taşınması ve metabolizma faaliyetleri sırasındaki tepkimelerin oluşabileceği sıvı bir ortam hazırlar. Hücre çalışması su ve içinde çözünmüş maddelerle sürdürülür.</p>
<p>Su gereksinimi, su ve diğer içecekler<img class="alignleft size-thumbnail wp-image-6916" title="su" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/08/su-150x150.jpg" alt="" width="221" height="150" />le, sulu katı besinlerle ve metabolizma faaliyeti sonucu oluşan suyla karşılanır. Besinlerin ve yemeklerin türlerine göre içerdikleri su miktarı da farklıdır. Karpuz, portakal gibi meyvelerde ve taze sebzelerde su oranı çok yuksektir. Koyu ve katı besinler ise daha çok su içme ihtiyacı yaratır.</p>
<p><strong>Metabolık su miktarı:</strong> Besin öğelerinin hücrelerde oksitlenmesi vücutta az miktarda su oluşturur. Bu iç kaynaklı suya metabolık su ya da metabolizma suyu adı verilir. Bu su diyette enerji veren besin öğelerinin çeşit ve miktarlarına, dolayısıyla gövdede oluşan enerji miktarına göre değişir. Yağ asitlerinin yapısında çok hidrojen bulunduğu için su en çok bunların oksitlenmesiyle oluşur. 100 gr yağ gövdede oksitlenince 107 gr. su oluşur. Bu değerler karbonhidratlar için 56 60 gram, proteinler için ise 34 40 gramdır. Gövdede üretilen 100 kalorilik enerji karşılığında 10 15 ml dolayında su oluşur.</p>
<p>Vücuda alman suyun çoğu ıncebağırşakta, az bir kısmı da kalınbağırsakta emilir ve vücut sıvılarına katılır. Hücre içinde oluşan metabolık su da vücut sıvılarına geçer. Vücuttaki su sürekli olarak yenilenir. Toplam vücut suyunun yaklaşık yarısı, ortalama on gün içinde, dışarıdan alman suyla değiştirilmektedır. Bu oran vücut suyunun sürekli yenilendiğim gösterir. Suyun gövdedekı devir hızı günde, yetişkinlerde yaklaşık % 6, bebek ve çocuklarda ise % 15&#8242;e yakındır. Bu yüzden gövde büyüklüğüyle ters orantılı olarak, bebek ve çocukların su gereksinimleri yetişkinlerden daha fazladır. Enerji harcaması göz önüne alındığında ise her kalori için yetişkinlerin ortalama 1 mi., bebeklerin ise 1.5 mi. kadar su alması gerekir.</p>
<p>Fazla protein, tuz, kusma, ishal, terleme, ateşli hastalıklar, sıcak çevrede çalışmak gibi durumlar su gereksinimini artırır. Sağlıklı kimselerin su gereksinimini karşılaması kolaydır. Bunu karşılarken, besin değeri olmayan kolalı İçecekler ya da çay ve benzerleri yerine taze meyve suları içmek daha besleyicidir.</p>
<p>Vücut su yetersizliğine çok dayanıksızdır. Hastalıklar ve su kaybının çok olduğu durumlarda, zamanında su ihtiyacı karşılanmazsa hayati tehlike söz konusu olur.</p>
<p><strong>Su yetersizliğinden en çabuk etkilenen sistemler şöyle sıralanabilir:</strong></p>
<p>-Bağışıklık sistemi,<br />
-Kalp ve dolaşım sistemi,<br />
-Sindirim sistemi.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>Zayıflama Tabletlerindeki Tehlike (1)</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/saglikli-yasamak-icin-su-tuketin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osteoartrit – Dejeneratif eklem hastalığı</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/osteoartrit-%e2%80%93-dejeneratif-eklem-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/osteoartrit-%e2%80%93-dejeneratif-eklem-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 06:18:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dejeneratif]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Osteoartrit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/osteoartrit-%e2%80%93-dejeneratif-eklem-hastaligi/</guid>
		<description><![CDATA[OSTEOARTRİT
Dejeneratif eklem hastalığı (DJD) olarak bilinen osteoartrit, her yaşta görülse de, genellikle yaşlanma ile ilişkilendirilmektedir.
Belirtiler genellikle orta yaşlarda görünmeye başlar ve kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. 70 yaşını geçmiş çoğu kişi bu hastalıktan bir ölçüde nasibini almaktadır.
Ana nedeni, kemiklerin birbirlerine sürtünmelerini önleyen koruyucu tabakalarını (kıkırdak) ya da kayganlaştırıcılarını (eklem sıvısı) kaybetmeleriyle eklemlerde oluşan aşınma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>OSTEOARTRİT</strong><br />
Dejeneratif eklem hastalığı (DJD) olarak bilinen osteoartrit, her yaşta görülse de, genellikle yaşlanma ile ilişkilendirilmektedir.<br />
<strong>Belirtiler </strong>genellikle orta yaşlarda görünmeye başlar ve kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. 70 yaşını geçmiş çoğu kişi bu hastalıktan bir ölçüde nasibini almaktadır.</p>
<p>Ana nedeni, kemiklerin birbirlerine sürtünmelerini önleyen koruyucu tabakalarını (kıkırdak) ya da kayganlaştırıcılarını (eklem sıvısı) kaybetmeleriyle eklemlerde oluşan aşınma ve yıpranmadır. Aşınma ve yıpranmanın oranını etkileyen bir dizi etmen vardır. Eklemde önceden oluşmuş hasar (özellikle hastalık genç bir kişide oluşmuşsa) ya da eklemin aynı hizada olmaması bile bu etmenlerdendir. Ancak en önemli iki etmen, hareketsiz yaşam biçimi ve (en yaygını) aşırı kilolardır.</p>
<div id="attachment_6900" class="wp-caption alignleft" style="width: 198px"><img class="size-thumbnail wp-image-6900" title="Osteoartrit" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/07/Osteoartrit-150x150.jpg" alt="" width="188" height="150" />
<p class="wp-caption-text">Osteoartrit</p>
</div>
<p>Osteoartritin gelişimi yavaş ancak kararlı seyreder. Kemikler arasındaki kıkırdak, bu kemikler birbirleriyle temas edene kadar erir. Aynı zamanda, eklem ucu çevresinde fazlalık denen kemikli çıkıntılar oluşur ve bunu çevreleyen kapsül kalınlaşıp pürüzlenir. Toplam etki ise, eklemde ağrı ile sertleşme başlaması ve normal hareketlerin sınırlandırılmasıdır. Uç durumlarda, eklem deforme olabilir.</p>
<p><strong>TEDAVİ YÖNTEMLERİ</strong><br />
Osteoartrit henüz başlangıç aşamasındaysa, doktorunuz, eklemlerinizi hareket ettirmeniz için egzersiz yapmanızı ve şişmansanız kilo vermenizi önerecektir (bu rahatsızlığın başlamasını engellemek için yeterli olabilir).</p>
<p>Daha ciddi durumlarda, ağrı kesiciler ve ibuprofen gibi steroid içermeyen iltihap giderici ilaçlar (nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar-NSAİİ) kullanmanız önerilebilir. Böyle durumlarda kilo vermek öncelik kazanır ancak, daha fazla yıpranma ve aşınmayı önlemek için egzersizlerin çok zor olmamasına özen gösterin.</p>
<p>Doğru egzersizlerin (bazıları su içinde) kullanıldığından emin olmak için fizyoterapi önerilebilir ve ağırlığı etkilenen eklemlere yüklememek için baston gibi yürümeye yardım eden araçlar sağlanabilir. Fizyoterapist ayrıca, sıcak ve soğuk kompreslerle diğer ağrı dindirici ve iltihaplanmayı önleyici teknikleri kullanmayı da gösterebilir. Bu rahatsızlıkla baş etme yöntemlerini öğrenebilmeniz için doktorunuz, bir artrit destek grubuna katılmanızı önerebilir. Belirtiler kişiyi iş yapamaz duruma getirirse, olası eklem değişimi için bir ortopedik cerrahın yardımı gerekebilir.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>No related posts.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/osteoartrit-%e2%80%93-dejeneratif-eklem-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gut ve Yalancı Gut</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/gut-ve-yalanci-gut/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/gut-ve-yalanci-gut/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 02:18:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yalancı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/gut-ve-yalanci-gut/</guid>
		<description><![CDATA[GUT VE YALANCİ GUT
Artritle ilgili bu rahatsızlıkların nedeni, eklemde toplanan ve iltihap ve ağrıya yol açan kristallerdir. Gut söz konusu olduğunda, bu kristal monosodyum ürattır (böbrek taşında da bulunur, s. 245). Yalancı gut durumunda, kristal kalsiyum pirofosfattır. Gut erkeklerde daha sık görülür ve kadınlarda menopoz öncesi pek görülmez. Yalancı gut da genellikle menopoz sonrasında ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GUT VE YALANCİ GUT</strong><br />
Artritle ilgili bu rahatsızlıkların nedeni, eklemde toplanan ve iltihap ve ağrıya yol açan kristallerdir. Gut söz konusu olduğunda, bu kristal monosodyum ürattır (böbrek taşında da bulunur, s. 245). Yalancı gut durumunda, kristal kalsiyum pirofosfattır. Gut erkeklerde daha sık görülür ve kadınlarda menopoz öncesi pek görülmez. Yalancı gut da genellikle menopoz sonrasında ve bazen de tiroid ve paratiroid hastalığı gibi iç salgı bezleriyle ilgili sorunlarla birlikte görülür. Gut hastalığı bölgeleri ayak parmakları, ayaklar ve dizlerdir; yalancı gut ise genellikle dizleri, el bileklerini ve ayakları etkiler.</p>
<p>Rahatsızlığa tanı koymak için etkilenen eklemden alınan sıvı incelenir ve gut için ürik asidin kan düzeyleri kontrol edilir. Olası tedaviler steroid olmayan anti inflamatuar ilaçlarla, bölgeye uygulanan steroid iğnelerle ya da ağızdan alınan steroidlerle gerçekleştirilebilir.</p>
<p><strong>AMELİYATIN DÜŞÜNÜLDÜĞÜ DURUMLAR</strong><br />
<img class="alignleft size-thumbnail wp-image-6904" title="gut hastalığı" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/07/gut-150x150.jpg" alt="" width="204" height="150" />Ameliyat yalnızca, ciddi hareket kaybı söz konusu olduğunda ve normal tedavi seçenekleri etkisiz kaldığında düşünülebilir. Hasarın büyüklüğüne ve oluştuğu ekleme bağlı olarak çeşitli teknikler kullanılır.</p>
<p><strong>Artroplasti </strong> Etkilenen eklemin bir kısmı ya da tamamı yapay eklemle değiştirilir. Artroplasti genellikle kalça, diz, omuz ve dirsek eklemleri için kullanılır.<br />
<strong>Artrodezis</strong> Eklem kemikleri birbirine kaynatılır. Artrodezis genellikle omurlarda kullanılır.<br />
Diğer cerrahi tedaviler Bunlar, baskıyı azaltmak için eklemdeki kemiklerin yeniden hizaya konduğu osteotomi ve hasarlı malzemenin eklemden çıkartıldığı osteoplastidir.</p>
<p><strong>YENİLENEN KALÇA KEMİĞİ </strong><br />
Standart kalça kemiği yenileme eklemleri, bir metal top, bunun bir ucuna bağlı uzun bir çubuk ve yüksek yoğunluklu politenden yapılmış bir yuvadan oluşur. Ameliyat sırasında uyluk kemiğinin üst kısmındaki kemik topu çıkartılır ve uyluk kemiğine takılan bir mil ile çubuk yerinden alınır. Metal top yeni plastik yuva içinde döner.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>Eklem İltihaplanması (0)</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/gut-ve-yalanci-gut/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağışıklıkla ilgili artrit</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/adana/bagisiklikla-ilgili-artrit/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/adana/bagisiklikla-ilgili-artrit/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 01:16:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[artrit]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklıkla]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/adana/bagisiklikla-ilgili-artrit/</guid>
		<description><![CDATA[Birçok artrit rahatsızlığı, doğuştan gelen bağışıklık sorunlarının bir sonucudur ve kadınları erkeklerden daha çok etkiler. En yaygın olanı 30 ile 40 yaşları arasında görülen romatizmaya bağlı artrittir. 65 yaşın üzerindeki kadınlar da tehlike altındadır.
Kalıtım, enfeksiyon ve çevresel etmenler, beden hücrelerinin kendilerine saldırdığı bu rahatsızlığın nedeni olabilir. İlk belirtiler, eklemleri saran hassas eklem sıvısının iltihaplanması ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok artrit rahatsızlığı, doğuştan gelen bağışıklık sorunlarının bir sonucudur ve kadınları erkeklerden daha çok etkiler. En yaygın olanı 30 ile 40 yaşları arasında görülen romatizmaya bağlı artrittir. 65 yaşın üzerindeki kadınlar da tehlike altındadır.</p>
<p>Kalıtım, enfeksiyon ve çevresel etmenler, beden hücrelerinin kendilerine saldırdığı bu rahatsızlığın nedeni olabilir. İlk belirtiler, eklemleri saran hassas eklem sıvısının iltihaplanması ve kalınlaşmaya başlamasıdır. Zamanla kıkırdak ve ardından eklemlerdeki kemiğin bir kısmı aşınır ve bunları çevreleyen kas kirişlerinin kılıfları da kalınlaşır ve iltihaplanır. Bunun sonucu eklemlerde ağrı, katılaşma, şişme ve hareketlilikte azalmadır. Hastaların yaklaşık yüzde 10&#8242;u sakat kalabilir.</p>
<p>Romatizmaya bağlı artrit tedavi edilememektedir; ancak tedavi, belirtileri azalüp ilerlemeyi geciktirebilir. Örneğin, gebelik sırasında ilerleme yavaşlayabilir.</p>
<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-6907" title="artrit" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/07/artrit-150x150.jpg" alt="" width="150" height="127" />Osteoartritte olduğu gibi, fiziksel terapi ve egzersiz programları yanında NSAİİ ve ağrı kesiciler kullanılır. Gebe kadınlar doktor yardımına gereksinim duyarlar. Başka bir tedavi de altın tuzu enjektesidir. Eklem yıkımını önleyen yeni ilaçlardan biri Inflbdmab&#8217;dır. Leflunomide de verilmektedir. Sulfasalazine, azathioprine, penicillamine, hydroxychloroquine, methotrexate ve antibiyotikler de etkili olabilmektedir. Bazen hastaya kortikosteroid ilaçlar verilmektedir ancak, Cushing&#8217;s sendromunun (steroid hormonu fazlalığı) başlamasına neden olabildiklerinden, yakından izlenmeleri gerekir.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>No related posts.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/adana/bagisiklikla-ilgili-artrit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflamak İçin Metabolizmamızı Nasıl Hızlandırabiliriz?</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/zayiflamak-icin-metabolizmamizi-nasil-hizlandirabiliriz/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/zayiflamak-icin-metabolizmamizi-nasil-hizlandirabiliriz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 18:12:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlandırabiliriz]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizmamızı]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/zayiflamak-icin-metabolizmamizi-nasil-hizlandirabiliriz/</guid>
		<description><![CDATA[Metabolizma  en  basit  tanımıyla  günlük  aldığımız  enerjiyle  harcadığımız  enerji  arasındaki  dengeyi  sağlayan  bütün  mekanizmaya  verilen  isindir. Kilo  vermek  için  metabolik  hızın  hızlı  olması  tabiki  bir  avantajdır. Fakat  metabolizması  yavaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Metabolizma  en  basit  tanımıyla  günlük  aldığımız  enerjiyle  harcadığımız  enerji  arasındaki  dengeyi  sağlayan  bütün  mekanizmaya  verilen  isindir. Kilo  vermek  için  metabolik  hızın  hızlı  olması  tabiki  bir  avantajdır. Fakat  metabolizması  yavaş  olan  insanlarında  kilo   verememesi  mümkün  değildir. Eğer  düzenli  bir  diyet  programı  uygulanırsa  ve  egzersizle  desteklenirse  her  kişi  metabolizmasını  hızlandırabilir.</p>
<p>Metabolizmayı  hızlandırmanın  en  kolay  yolu  düzenli  egzersiz  yapmaktan  geçer. Çünkü  egzersiz  yaşam  tarzı  halin  getirildiğinde  vücudun  yağ  kitlesini  azaltarak  kas  kitlesini  arttırır . Ve  kas  kitlesi  metabolizmanın  daha  hızlı  çalışmasını  sağlar. Çünkü  yağ  hücrelerine  göre  daha  fazla  enerji  harcar.</p>
<p>İkinci  metabolizmayı  hızlandırmanın  yolu  az  ve  sık  beslenmekten  geçer. Gün  içerisinde  3  saatten  uzun  her  aç  kalışınızda   kan  şekeri  düştüğü  için  buna paralel  olarak  da  metabolik  hızınız  yavaşlar. Eğer , günde  3  saatten  uzun  aç  kalmayacak  şekilde  beslenirsek  yani  az  ve  sık  3-6  öğün  arasında  beslenirsek  metabolik  hızımızda  buna  paralel  olarak  artar.</p>
<p><img class="alignleft" title="zayiflama-metabolizma-hizlandirma" src="../wp-content//2010/07/zayiflama-metabolizma-hizlandirma-150x150.jpg" alt="" width="191" height="150" />Yapılan  bilimsel  çalışmalar  düzenli  tüketilen  yeşil  çayın  metabolizmayı  hızlandırmaya  yardımcı  olduğunu  kanıtlamıştır. Birde  acı  kırmızı  pul  biberin  içinde  içerdiği  kapseisin  isimli  madde  sebebiyle  metabolik  hızı  arttırdığı  bilinmektedir. Fakat  özellikle  mide  problemi  ya  da  tansiyon  problemi  olan  kişilerin  acı  pul  biber   tüketmemesi  gerekir. www.genelsaglikbilgileri.com</p>
<p>Metabolizmanın  hızlı  çalışması  ya  da  metabolizmayı  hızlandırmak  demek  tabiki  daha  kolay  kilo  vermeye  yardımcı  olur. Çünkü  günlük  harcadığımız  enerji  artar.Bunun  dışında  bazı  hipotroyodi  gibi  fizyolojik  hastalarda  da  metabolik  hız  hormon  problemleri  nedeniyle  azalır.</p>
<p>Bu  durumda  mutlaka  bu  hastalığı  olan  kişilerin  bir  doktordan  uzmandan  yardım  alarak  gerekli  ilaç  tedavisine  başlamaları  gerekir. Metabolik  hızınızın  en  kolay  şekilde  hızlandırabilmek  için  yapmamız  gerekenler  özetle   az  ve  sık  beslenmek  mümkün  oldukça  fiziksel  aktivitemizi  arttırmaktan  geçer.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>Şişmanlık (0)</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/zayiflamak-icin-metabolizmamizi-nasil-hizlandirabiliriz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metabolizmayı Hızlandırmak İçin Neler Yenmeli</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/metabolizmayi-hizlandirmak-icin-neler-yenmeli/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/metabolizmayi-hizlandirmak-icin-neler-yenmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 18:11:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizmayı]]></category>
		<category><![CDATA[Neler]]></category>
		<category><![CDATA[Yenmeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/metabolizmayi-hizlandirmak-icin-neler-yenmeli/</guid>
		<description><![CDATA[Erkekler metabolizmalarını hızlandırmak için bir kere önemli şart aç kalmamaları gerekir. Aç kalındığı zaman metabolizma yavaşlar. Metabolizmamızın hızlanması ve sağlıklı bir şekilde kilo vermemiz için aç kalmamaız gerekir. Sabah kahvaltımızı bi şekilde sağlılı yapmamız gerekir. Ara öğünlerinin mutlaka yapılması gerekir.
Ara öğün derken; çeşitli meyve , ayran , süt gibi gıdaları tüketebiliriz. Hatta çorba da olabilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekler metabolizmalarını hızlandırmak için bir kere önemli şart aç kalmamaları gerekir. Aç kalındığı zaman metabolizma yavaşlar. Metabolizmamızın hızlanması ve sağlıklı bir şekilde kilo vermemiz için aç kalmamaız gerekir. Sabah kahvaltımızı bi şekilde sağlılı yapmamız gerekir. Ara öğünlerinin mutlaka yapılması gerekir.</p>
<p>Ara öğün derken; çeşitli meyve , ayran , süt gibi gıdaları tüketebiliriz. Hatta çorba da olabilir. Yavaş olarak yemeğe başlanmalı. Ve ilk başta kendisini doyurucu gıdalardan başlanmalı.Örneğin; ilk başta salatasını yiyip çorbasını içip ondan sonra ana gıdaya geçilirse bu kendisine bir şekilde daha yavaş olarak kanına şekerin geçmesine ve doygunluk sürecinin daha etkili olmasını sağlayacaktır. Çünkü bir gıda yendiği zaman hemen doygunluk olmaz.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-6892" title="beslenme" src="http://www.genelsaglikbilgileri.com/wp-content//2010/07/beslenme-300x226.jpg" alt="" width="261" height="157" />Bu doygunluk hissi ancak 15 dk sonra falan başlar. Eğer siz 15 dk hızlı bir şekilde yerseniz ne yediğinizin farkında olmazsınız. Ve hala açlığınız gitmemiş olur. Ama bir şekilde yavaş başlarsanız bu doygunluk hissi sizin gıdalara saldırmanızı engelleyecektir. Bir diğer konu akşamları pek yemememiz gerekir.</p>
<p>Akşam saati kaç dersek şahsa göre değişir. Ama hafif şeyler mutlaka yenmeli tabi açlıktan ziyade. Kendilerimizin yaptığı elma suyu tüketmeliyiz. Layt ürünler tercih etmemiz gerekir. Yağdan uzak durmamız gerekir. Yaşı belirli bir yaş üstünde olanlar proteinden fakir diyetleri tercih etmeleri gerekir. Bu şekilde bir gıda kantrolüyle kilo vermemiz sağlıklı bir şekilde olacaktır.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>No related posts.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/metabolizmayi-hizlandirmak-icin-neler-yenmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İskelet Sistemi Hastalıkları</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/adana/iskelet-sistemi-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/adana/iskelet-sistemi-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 01:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İskelet]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/adana/iskelet-sistemi-hastaliklari/</guid>
		<description><![CDATA[Kemikleriniz ile kas, kiriş ve bağlardan oluşan bir ağ, ağırlığınızı bir dizi etkinliklerle desteklemek üzere tasarlanmıştır. Mekaniksel ya da bağışıklıkla ilgili etmenler sorun yarattığında, uzun süreli hasarları en­gellemek için bu sorunlar bilinmeli ve tedavi edilmelidir.
Bedeniniz, sizin bilinçli çabanızı gerek­tirmeden bir dizi hareketi yapabilir. Be­beklikte dokunmak için uzanmayı ve ardın­dan kavramayı öğrendiniz. Kemikleriniz güçlendikçe, ayağa kalkmayı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kemikleriniz ile kas, kiriş ve bağlardan oluşan bir ağ, ağırlığınızı bir dizi etkinliklerle desteklemek üzere tasarlanmıştır. Mekaniksel ya da bağışıklıkla ilgili etmenler sorun yarattığında, uzun süreli hasarları en­gellemek için bu sorunlar bilinmeli ve tedavi edilmelidir.</strong></p>
<p>Bedeniniz, sizin bilinçli çabanızı gerek­tirmeden bir dizi hareketi yapabilir. Be­beklikte dokunmak için uzanmayı ve ardın­dan kavramayı öğrendiniz. Kemikleriniz güçlendikçe, ayağa kalkmayı, sürünmeyi ve ardından yürümeyi becerdiniz. Bütün bu ey­lemleri olası kılan, her biri belirli bir uzvun gereksinimini karşılayan bir dizi eklemdir.<br />
Beyin mesajları gönderir ve el ve ayak par­maklarınız, kol ve bacaklarınız hareket eder ve böylece yazabilir, yürüyebilir ya da merdi­ven çıkabilirsiniz; omuz ya da ayak bilekleri­nizi yuvarlayabilirsiniz; ayak parmaklarınıza dokunmak için eğilebilirsiniz; bir çocuğu ya da alışveriş sepetini kaldırabilirsiniz. Kadının yaşam biçimi eklem ağrılarıyla tehlikeye gire­bilir. Bedenin doğru duruşuna gerekli özeni ve dikkati göstermeden uzun süre masa ya da bilgisayar başında oturmak, sırt, boyun, el bileği ya da dirseklerde kronik sorunlara yol açabilir. Bebek, çocuk, bavul ya da tıkış tıkış doldurulmuş çanta gibi ağır yükler taşımak (yüksek topuklu ayakkabıların bedeninizi ile­riye kaydırarak omurganın dengesini bozması gibi) kasları zorlayabilir ve omurganız üzerin­de aşırı baskı oluşturabilir.</p>
<p>Büyüyen bebek yüzünden, hamilelikte bedeninizin ağırlık merkezi değişir. Düzgün durabilmek için sırt kaslarınızın daha çok çalışması gerekir ve bu, (doğuma hazırlık yap­mak için gevşemiş) bağ denen güçlü kolajen lifleri üzerindeki baskıyı artırır. Bu, gebe ka­dını sırt ağrılarının etkisine de açık kılar.</p>
<p><strong>Kaslar ve hareket</strong><br />
Kadın beden ağırlığının yüzde 23&#8242;ünü oluşturan kaslar, en büyük eklemlerle (yük ya da ağırlık taşıyan eklemler denir) çalışarak günlük hareketleri olanaklı kılar. Kasların iyi çalışması için oksijene gereksinim vardır. Be­dene biçim veren ve kemiklere bağlanan iske­let kasları, uyarılma ve egzersiz eksikliğinden dolayı gevşerse, hareketleriniz zorlaşır. Aşırı yük taşımak da kas ve iskelet sorunlarına eği­limli olmanıza yol açabilir.</p>
<p><strong>EGZERSİZ VE GÜVENLİK</strong><br />
Kaslar ne kadar çok kullanılırsa o kadar iyi çalışır; dolayısıyla, koruyucu tıp, düzenli ve dengeli egzersize önem vermektedir. Otobüsü yakalamak için koşmak, aerobik seansından önce ısınmamak ya da hafta sonu spor karşılaşması yapmak gibi hazırlıksız yapılan etkinlikler, kas çekmesi ya da bağ zedelen­mesi gibi zararlar verebilir.<br />
Özellikle diz kolay incinir. Dizi destekle­yen dört bağ ve 13 kas vardır. Dizdeki kıkırdak bir spor kazası ardından ya da zamanla oluşan aşınmadan yıpranabilir. Bazen bağlar ya da dizi destekleyen dokular yırtılabilir ya da zarar görebilir. Bu durumda fizyoterapi ve belki ameliyat gerekebilir.</p>
<p><strong>AĞRI VEREN MESLEKLER</strong><br />
Lifli dokudaki küçük, içi sıvıyla dolu torbalar olan burslar, eklemleri sürtünmeye karşı ko­rur. Bunlar ters hareketlerden kaynaklanan uzun süreli baskı sonucu iltihaplanabilir (bursit denen durum). En yaygın belirti diz, dirsek ya da omuzda ağrıdır. Yinelenen belirli ey­lemler de eklem ağrısına yol açabilir. Özel­likle tenis oynayanlarda görülen kol ağrısı, önkolun sürekli olarak dönmesi, dirsek ek­lemine yakın önkol kirişlerinde iltihaplanmaya neden olur. Uzun süre el tornavidası kullan­mak da aynı sonucu doğurur. Tedavisi için NSAİÎ (s. 81) (nonsteroid antiinflamatuar ilaç­lar) verilebilir ve bazen hidrokortizon iğnesi kullanılabilir.</p>
<p><strong>ALIŞILMADIK DURUMLAR</strong><br />
Kadınlar eklem ve kas ağrısına neden olabi­lecek kimi hareketi engelleyici rahatsızlıklara karşı duyarlıdır. Elli yaşından sonra ortaya çı­kabilen (çok sayıda kas ve eklemde ağrıya neden olan) romatizmal polimiyalji (PMR)<br />
hastalığının bilinen bir nedeni yoktur. Belirtiler arasında boyunda, omuzlarda ve kalçada sert­lik ve ağrı ile ellerde şişme ve ağrı sayılabilir. Çoğu PMR vakasında kan testleri, eritrosit tortulaşma oranında (erytrocyte sedimentation rate-ESR) artış olduğunu gösterir ve bu ilti­haplanma olduğunu gösterir.</p>
<p>Tedavide kortiko^teroidler kullanılır; genel­likle günlük 5 üe 20 mğ prednizon verilir. Çoğu kişi tedaviyi ilk iki yıl içinde bıraksa da, rahat­sızlık aylarca hatta yıllarca sürebilir. Ancak belirtiler yeniden görülebilir ve bazı kişilerde ilgili bir rahatsızlık olan dev hücre arter iltihabı ortaya çıkabilir. Belirtiler baş ağrısı, çenede ağrı ve görme sorunlarıdır. Görme hasan oluşma­ması için acil doktor yardımı gerekir.</p>
<p>20, 50 ve 60&#8242;lı yaşlardaki kadınlar, eklem ya da kasları etkileyen doğuştan gelen iki bağışıklık rahatsızlığına karşı, aynı yaşlardaki erkeklere oranla iki kat daha fazla hedef olur­lar. Dermatomiyozit ve polimiyozit kol ve uyluk kaslarını hedef alarak iltihaplanma ve genel güç kaybına neden olur. Belirtiler ara­sında, kolu baş seviyesinin üzerine kaldır­makta, saç taramakta ve merdiven çıkmakta güçlük sayılabilir. Tanı, kan testleri ve kas ve kas biyopsisindeki elektrik etkinliğini kay­deden eloktromiyografi (EMG) ile konur. Kas testi ve biyopsi için etkilenen alanı belirle­mek amacıyla manyetik rezonans görüntüle­mesi (MRI) kullanılabilir. Tedavi yüksek doz­da kortikosteroitler ve metotreksat gibi anti­kor oluşmasını önleyici ilaçlarla gerçekleştirilir.</p>
<p><strong>Dikkat</strong><br />
Eklem çevresindeki dokular su topladığında, ayak bileklerinde şişme olur. Uzun süre oturdu­ğunuzda (uçak yolculu­ğunda olduğu gibi) gö­rülür. 24 saat içinde dü­zelme olmazsa (bacak toplardamarlarındakî bir sorunun ya da bir böb­rek veya kalp hastalı­ğının habercisi olabilir) doktorunuza başvurun. Gebe kadınlarda ayak bi­leğindeki şişme, preeklampsi denen ciddi bir rahatsızlığı gösterebilir. Parmağınızı şişmiş böl­geye bastırdığınızda çu­kurluk kalırsa, hemen yardım isteyin.</p>
<p><strong>OLASI SORUNLAR</strong><br />
Eklemi çevreleyen yen biçimindeki kıkırdak kapsülü çıkıkları engel­lerken, kıkırdak diskleri darbe emici olarak ça­lışır. Zamanla oluşan yıpranma kıkırdağın zayıflamasına neden olur, kemikler birbirine sürter ve oluşan basarı onarmaya çalışan beden osteofit denen yeni kemik oluşumunu sağlar. Otoimmün hastalıklarda eklem sıvısı ve zarı iltihapla­nır ve kıkırdak hasarı oluşur.</p>
<p><strong>EKLEMLERİN ÇALIŞMA BİÇİMİ</strong><br />
Omuz ve kalçadaki yuvarlak/küresel eklemler, artık maddelerle mikroorganizmaları dışarı atan hücreler içeren eklem sıvısı tarafından hareketli kılınır. Menteşe eklemler dirseklerin, parmakların ve dizlerin hareket etmesini sağlar. El ve ayak bilekleriyle omurgadaki eklemler kayar. Omurganın üstünde bir mil ekleminde yer alan baş, dönebilir ve eğilebilir.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>No related posts.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/adana/iskelet-sistemi-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sindirim Sistemi Nedir</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/adana/sindirim-sistemi-nedir/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/adana/sindirim-sistemi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 19:06:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/adana/sindirim-sistemi-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Tüm bütün yiyecek ve içecekler sindirim sistemi tarafından parçalanıp, bedenini­zin kullanabileceği (ya da kullanılamayacak durumdaysa atacağı) biçime sokulur. Sindirim, ağızdan anüse uzanan ve besin kanalı denilen uzun kaslı bir tüpte gerçekleşir. Besin yolculuğunun ilk aşaması, dişler tarafın­dan kullanılabilir parçalara bölündüğü aşa­madır. 
Tükürük besini nemlendirir ve nişastayı parçalamaya başlayarak yutma işlemini kolaylaştırır. Yuvarlak bir topak biçimindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm bütün yiyecek ve içecekler sindirim sistemi tarafından parçalanıp, bedenini­zin kullanabileceği (ya da kullanılamayacak durumdaysa atacağı) biçime sokulur. Sindirim, ağızdan anüse uzanan ve besin kanalı denilen uzun kaslı bir tüpte gerçekleşir. Besin yolculuğunun ilk aşaması, dişler tarafın­dan kullanılabilir parçalara bölündüğü aşa­madır. </strong></p>
<p>Tükürük besini nemlendirir ve nişastayı parçalamaya başlayarak yutma işlemini kolaylaştırır. Yuvarlak bir topak biçimindeki çiğnenmiş besinin soluk borusuna girmesi, boğazın arkasındaki kapakçık (epiglotis) tarafından engellenir. Besin, peristaltik hareketler (duvar kaslarının art arda kasılması) yardımıyla yemek borusundan (özofagus) aşağı hareket eder. Ardından, mukoza zarı ile kaplı J biçiminde bir depo olan mideye girer. Mide zarındaki bezler, mide suyu (hidroklorik asit ve sindirim enzimlerinin karışımı) üretir ve kaslı midenin çalkalama hareketleriyle bir­likte besini parçalayarak hamura dönüştürür (tıpkı mikser gibi). Aspirin ve parasetamol gibi kimi ilaçların ve suyun mide duvarları tarafın­dan emilmesi bu aşamada olur. Şimdi sıvılaşmış olan ve kimüs denilen besinin geri kalan bölümü, midenin altındaki mide kapağı açı­lınca, aralıklarla onikiparmakbağırsağma geçer. Kapak yeniden kapanmadan önce yal­nızca belirli miktarın geçmesine izin verir.</p>
<p>Onikiparmakbağırsağı (incebağırsakların ilk bölümü) karaciğerde üretilen ve safra kese­sinde depolanan safra içerir. Ayrıca, pankreas­tan proteinleri sindiren enzimleri (amino aside dönüştürerek), yağları (safra tarafından parçalanmış olan) ve karbonhidratları alır. Kimi besinler, onikiparmakbağırsağı (doudenum) duvarlarıyla doğrudan kan dolaşımına gönderilirken geri kalanı sonraki bölüm olan jejunuma ve ardından ileuma (incebağırsağın son kısmı) gider.</p>
<p>Hepatik portal venler karaciğere girip çı­kan damar ve sinirlerdir. Burada bağırsaktan gelen kandaki glukoz alınır, glikojene dönüştürülür ve enerji olarak kullanılmak üzere depolanır. Karaciğer ilaç, toksin, zehirli ve kirletici maddeleri parçalar ve eski kırmızı kan hücrelerinden safraya ve sidiğe renk ve­ren pigmentleri üretip bağırsak hareketlerine neden olur. Ayrıca A, D, K ve B12 vitaminleri­ni depolar; lipoprotein ve kolesterol yapar ve betakarotenden A vitamini yapmaya yardım eder. Bedenin gerek duymadığı amino asitler sidikle birlikte atılmak üzere üreye dö­nüştürülür ve kalıntıları glikojen olarak de­polanır.</p>
<p><strong>BAĞIRSAKLAR</strong><br />
Besinler incebağırsakta emildikten sonra kalan sulu kimüs, yoluna devam eder ve bağırsak duvarlarının kasılmasıyla itilir. Kimüsün ka­lınbağırsağa ulaşmasıyla sindirim tamam­lanmış olur ancak, su burada yeniden emilir. Kimüs kalın bir lapaya dönüşür, sindirilmesi olanaksız olan lifli kalıntılar ve bağırsak bak­terileri dışkıya dönüşür ve anüsten atılana dek rektumda kalır.<br />
Bağırsak bakterileri K ve B vitaminlerini sentezleyerek yararlı bir işlev görürler ancak gaz üreten de bunların etkinliğidir.</p>
<p><strong>SİNDİRİM SÜRECİ</strong><br />
Besinler ağızda en çok bir dakika, mide ve onikiparmak bağırsağında dörder saat, alt ince bağırsakta iki saat ve kalın bağırsakta yaklaşık 14 saat kalır.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>No related posts.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/adana/sindirim-sistemi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşaltım Sistemi</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/bosaltim-sistemi/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/bosaltim-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 18:10:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Boşaltım]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/bosaltim-sistemi/</guid>
		<description><![CDATA[Beden ağırlığınızın yaklaşık yüzde 70&#8242;i sudur ve boşaltım sistemi, çözülebilir atığı boşaltarak, su dengesini sağlama görevini yerine getirir. Kanın sağlığını korumak ve bedenin su dengesini, ısı, asitlik ve alkalikliğini tutarlı kılmak üzere tasarlanmıştır. Bu işlevi yerine getiren en önemli organ, göğüs kafesi­nin alt bölümünde bulunan fasulye biçimin­deki böbreklerdir. Böbrekler, bedendeki tüm kanın toksinlerden arınması ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beden ağırlığınızın yaklaşık yüzde 70&#8242;i sudur ve boşaltım sistemi, çözülebilir atığı boşaltarak, su dengesini sağlama görevini yerine getirir. Kanın sağlığını korumak ve bedenin su dengesini, ısı, asitlik ve alkalikliğini tutarlı kılmak üzere tasarlanmıştır. Bu işlevi yerine getiren en önemli organ, göğüs kafesi­nin alt bölümünde bulunan fasulye biçimin­deki böbreklerdir. Böbrekler, bedendeki tüm kanın toksinlerden arınması ve doğru hacim ve kimyasal bileşimini sürdürmesi için bir günde defalarca içinden geçtiği ince eleklere benzerler.</p>
<p>Böbrekler saatte 8 litre sıvı işler. Bunun yalnızca yüzde 1&#8242;i sidiğe dönüşür ve diğeri (tuzlar, glukoz ve mineraller dahil) dolaşım sistemine geri döner. Sidik neredeyse tama­men sudur. Yalnızca yüzde 4&#8242;ü üre (proteinin parçalanmasıyla oluşan bir ürün) gibi sidiğe rengini veren atık maddeden oluşur. Sidik, her bir böbrekten çıkan sidik borusunu izle­yerek geçici olarak depolandığı mesaneye iner. Mesane, idrar yoluyla atılmak üzere yaklaşık 700 ml. sidiği saklayabilir. 24 saat içinde geçen sidik miktarı 2 litreyi bulabilir.</p>
<p>Susamak, bedenin (ve özellikle kanın) gereksinimi için yeterli su olmadığını göste­ren gecikmiş bir uyarıdır. Nabzın yükselmesi ve tansiyonun (kan basıncı) düşmesi için be­denin yüzde 10 oranında su yitirmesi yeter­lidir. Kan basıncını sağlamak için böbrekler, hipofiz bezinden gelen bir emirle, suyu sidik olarak atmaktansa yeniden emer. Su kaybı, yeterince su içilmemesi, egzersiz, ısı, terleme, kafeinli içecekler, alkollü içecekler ya da kul­lanılan ilaçlardan kaynaklanabilir.</p>
<p><strong>BOŞALTIM SORUNLARI</strong><br />
İdrar yollarının kısa ve anüse yakın olması, kadınları yaşamlarının farklı anlarında etkile­yen idrar yolu (üretrit) ya da mesane iltihabı (sistis) gibi kimi rahatsızlıklara neden olmak­tadır. Hamile kadının bedeninde daha çok sıvı bulunur ve daha sık sidik boşaltabilir. Relaksin hormonu bedeni doğuma hazırlamak için, mesaneyle diğer alt karın (pelvik) kaslarını gevşetir. Rahim genişleyip mesaneye baskı yaptıkça, idrara çıkma sıklığı artar. Bu nor­maldir ancak, bazen gebelik şekeri, enfeksiyon ya dapreeklampsi işareti olabilir. Genel­likle vajinal doğumun bir sonucu olarak, ileriki yıllarda idrar tutamama görülebilir.<br />
Menopoz döneminde ve sonrasında östrojen hormontîmın eksikliği de idrar tu­tamama gibi boşaltını sorunlarına neden olabi­lir.</p>
<p><strong>Susama bir uyarıdır</strong><br />
İvedi su içme isteği, bedenin gereksinimlerine verilen gecikmiş bir tepkidir. Beden, eksikliğini hissettiği suyu kan ve beyin gibi önemli organlara kullandırır; dolayısıyla, cilt, saç ve boşaltım sistemi yoksunluk çeker.</p>
<p><strong>BOŞALTIM SİSTEMİ</strong><br />
Böbrekler bedenin süzgeçleridir ve fazla sıvıyla atık maddeleri kandan atarlar. Bu, sidik olarak sidik borusuna ve ardından bir süre depolanabile­ceği mesaneye ve buradan da idrar yolu­na geçer. Sidik dış idrar yolu kasına erişinceye dek bu süreç istemli de­netim altında değildir. Bu yuvarlak kas sidiği tutabilmektedir.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>No related posts.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/genel-saglik/bosaltim-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Endokrin sistem</title>
		<link>http://www.hastanesirandevu.com/adana/endokrin-sistem/</link>
		<comments>http://www.hastanesirandevu.com/adana/endokrin-sistem/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 01:19:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Endokrin]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanesirandevu.com/adana/endokrin-sistem/</guid>
		<description><![CDATA[İç salgı sisteminde bezler, bedeninizin istemli denetimi altında olmayan çeşitli işlevlerini yöneten hormonları üretir. Ana bezler, tiroid, paratiroid, pankreas, böbreküstübezleri ve cinsiyet bezleridir (kadınlarda yumurtalıklar, erkeklerde erbezleri). Kanda dolaşan hormon­lar (kimyasal haberciler), belirli organlara et­kinliklerini sürdürmelerini sağlayan iletiler taşır. Hormonlar her beden hücresinin doğru çalışması için gereklidirler ve ergenlik, adet, gebelik ve menopoz dönemlerinde önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İç salgı sisteminde bezler, bedeninizin istemli denetimi altında olmayan çeşitli işlevlerini yöneten hormonları üretir. Ana bezler, tiroid, paratiroid, pankreas, böbreküstübezleri ve cinsiyet bezleridir (kadınlarda yumurtalıklar, erkeklerde erbezleri). Kanda dolaşan hormon­lar (kimyasal haberciler), belirli organlara et­kinliklerini sürdürmelerini sağlayan iletiler taşır. Hormonlar her beden hücresinin doğru çalışması için gereklidirler ve ergenlik, adet, gebelik ve menopoz dönemlerinde önemli rol oynarlar.</p>
<p>İç salgı sistemi, beynin merkezinde bulu­nan (ve aslında kendisi bir bez olmayan) hipotalamus tarafından, ürettiği hormonlar aracı­lığıyla yönetilir. Hipotalamus, uyuma ve uyan­ma, ısı düzenlemesi, stres ve heyecan gibi et­menler için önemlidir.</p>
<p>Kısa bir sap, hipotalamusu ana bez olan bezelye büyüklüğündeki hipofiz bezine bağ­lar. Hormonlar hipotalamustan hipofiz bezi­ne akar. Ardından, hipofiz bezi, bedenin ge­reksinimlerine göre, diğer ana bezlerdeki hormon üretimini artırır ya da azaltır.</p>
<p><strong>NE ETKİLEYEBİLİR?</strong><br />
Hipofiz bezi hormonları, kemik büyümesi, cinsel gelişme (ergenlik döneminde yumur­talıklar ve erbezleri yüksek düzeyde cinsiyet hormonu üretir) ve beden içindeki sıvı düzey­lerinden sorumludur. Kelebek şeklindeki tiroid bezi gırtlaktaki ses tellerinin üzerinde bulunur. Bu bezin salgıladığı tiroksin enerji düzeyleri­ni ve metabolizma hızını yönetir. Tiroidin yanında paratiroid bezleri bulunur. Bunlar, D vitamini ve tiroid bezinden gelen kalsitonin ile birleşen paratiroid hormonunu yaparak, sağlam kemikler oluşturmak için kanda doğ­ru düzeyde kalsiyum ve fosfor olmasını sağ­larlar.</p>
<p>Böbreklerin üstünde, böbreküstübezleri kadın ve erkekte bulunan erkeklik hormonu androjeni ve bedenin stresle başa çıkmasını sağlamak için kan basıncı, kalp atış hızı, ak­ciğerler ve sindirim sistemi üzerinde doğrudan etki eden adrenalin üreten cinsiyet ve stres bezleri bulunur. Diğer önemli hormonlar böbrekteki hücreler tarafından salgılanır. Bun­lar, kan basıncının denetlenmesine yardımcı olan renin ve kemik iliğinde kırmızı hücrelerin üretimini başlatan eritropoietindir.<br />
Midenin arkasında uzanan uzun ince bir bez olan pankreas, kan şekerinin düzeyini dengelemek için birlikte çalışan hormon insülini ve glukagöftö yapar. İnsülin, yemek yedikten sonra, hücrelerin glukozu (karbon­hidratlardan ve bazen de yağlardan yapılır) emmelerine yardımcı olmak için üretilir. Şeker hastalığında zarar gören işte bu işlevdir. Var­sa fazla glukoz, karaciğer ve kaslarda depo­lanmak üzere glikojene dönüştürülür. Kan şeker düzeyi düşmeye başlayınca glukagon, karaciğeri uyararak glikojeni yeniden glukoza dönüştürmesini ve şeker düzeyini normal değerlere getirmesini sağlar.<br />
Prostaglandinler gibi diğer hormonlar, yerel travma durumunda şişme, ateş, dolaşım bo­zuklukları ve mide salgılarının denetlenmesine yardımcı olmak amacıyla dokular ve beden sıvıları tarafından yapılır.</p>
<p><strong>YAYGIN İÇ SALGI SİSTEMİ</strong><br />
Bezler tarafından üretilen hormonlar kadın metabolizmasında (su dengesi besin girdisi, uyuma/uyanma düzenleri), adet dönemlerinde ve  ergenlikteki değişimleri de gebelik ve menopoz döneminde önemli rol oynar.</p>
<h4>Related posts</h4>
<ul class="st-related-posts">
<li>No related posts.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanesirandevu.com/adana/endokrin-sistem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
